Bir bebeğin ya da çocuğun kıyafetini seçerken ilk bakışta renkler, desenler ya da kumaşın yumuşaklığı dikkat çekiyor. Oysa güven duygusunu asıl sağlayan, ürünün arkasındaki görünmeyen süreçler. Tasarımdan laboratuvar testlerine, kullanılan malzemelerden üretim kontrollerine kadar uzanan bu detaylı ve titiz yaklaşımı LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül ile konuştuk.
Bebek kıyafeti seçerken akla ilk olarak kumaş geliyor. Oysa konu güvenlik olunca bunun çok daha ötesinde bir süreç var. Sizce ebeveynlerin ürün seçerken gözden kaçırdığı unsurlar neler?
Bebekler hassas bir cilt yapısına sahip olduğu için gün boyunca temas ettikleri her ürünün güvenli olması büyük önem taşıyor. Ebeveynler kıyafet seçerken çoğu zaman kumaşın yumuşaklığına ya da pamuklu olmasına dikkat ediyor. Ancak güvenli bir ürünü gerçekten farklı kılan unsurlar, çoğu zaman görünmeyen detaylarda saklı. Kullanılan boyar maddeler, aksesuarlar, dikiş yapısı ve kimyasal uygunluk gibi pek çok kriter, ürünün güvenliğini belirliyor. Bu nedenle bebek giyiminde konfor ve tasarım kadar kalite ve güvenlik standartlarını da birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Bebek kıyafetlerinde güvenlik açısından en sık karşılaşılan riskler hangi detaylarda ortaya çıkıyor?
Riskler çoğu zaman görünmeyen detaylarda saklı oluyor. Kullanılan kimyasallar, ağır metaller, alerjik reaksiyonlara neden olabilecek maddeler veya standartlara uygun olmayan aksesuarlar bunların başında geliyor. Bunun yanında kopabilecek düğmeler, uzun ipler, sert süslemeler ya da korumasız fermuar uçları gibi detaylar da güvenlik açısından risk oluşturabiliyor. Bu nedenle bir ürünün yalnızca şık ya da rahat olması yeterli değil; aynı zamanda güvenli tasarım kriterlerini de karşılaması gerekiyor.
Bu süreçte laboratuvar çalışmalarının rolü nedir?
Kalite Laboratuvarımız, ürünlerimizin güvenlik ve kalite yolculuğunda önemli bir rol üstleniyor. Laboratuvarlarımızda her gün ortalama 1.300 numune üzerinde yaklaşık 12 bin test gerçekleştiriyoruz. Son bir yılda ise 320 bin numune üzerinde yaklaşık 3 milyon test uyguladık. Bu testler ürün dayanıklılığıyla beraber ekolojik kriterlerden kimyasal uygunluğa, kumaş performansından aksesuar güvenliğine kadar çok geniş bir alanı kapsıyor. Böylece ürünlerimiz tüketiciyle buluşmadan önce çok sayıda kontrol aşamasından geçmiş oluyor.
Tüketiciler fark etmese de güvenliğe doğrudan etkileyen hangi uygulamalara özellikle önem veriyorsunuz?
Ürün güvenliğini belirleyen unsurların önemli bir kısmı, ilk bakışta fark edilmeyen tasarım detaylarında gizli. Örneğin nakışlı ürünlerde nakışın bebeğin cildini tahriş etmemesi için ek koruyucu kumaş katmanları kullanıyoruz. 0-9 ay arası bebeklerin tenine doğrudan temas eden ürünlerde ense etiketi kullanmıyoruz. Fermuarlı ürünlerde fermuarın çene bölgesine temas etmesini önleyen koruyucu detaylar bulunuyor. Bu tür uygulamalar tüketici tarafından ilk bakışta fark edilmese de ürün güvenliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Çocuk Güvenliği Standardı kapsamında hangi uygulamalar öne çıkıyor?
Çocuk Güvenliği Standardı ürün geliştirme süreçlerimizin temel referanslarından biri. Bu kapsamda özellikle 0-12 aylık bebek ürünlerinde payet, taş gibi sert süslemeler kullanılmıyor. Uzun ipler olası dolanma risklerini önlemek amacıyla temizleniyor. Oynar düğmeler yerine daha güvenli çözümler tercih ediliyor. Ürünlerdeki uzantılar ve aksesuarlar da uluslararası standartlara uygun ölçülerde tasarlanıyor. Burada amacımız yalnızca mevzuata uyum sağlamak değil, riskleri en baştan ortadan kaldırmak.
Ürünler mağazalara ulaşmadan önce hangi güvenlik kontrollerinden geçiyor?
Özellikle çıtçıt ve fermuar gibi aksesuarlar çeşitli mukavemet testlerinden geçiriliyor. Çıtçıtların koparak yutulma riski oluşturmaması veya fermuar uçlarının bebeğin cildine zarar vermemesi için özel kontroller gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra çocuk ürünlerimizin tamamı yüzde 100 metal dedektör kontrolünden geçiriliyor. Böylece üretim sırasında oluşabilecek metal kalıntıları ya da kırık iğne gibi risklerin önüne geçilerek maksimum güvenlik sağlanıyor.
Bugünün ebeveynlerine bebek kıyafeti seçerken hangi tavsiyelerde bulunursunuz?
Ebeveynlerin ürün seçiminde ürünün hangi kalite ve güvenlik süreçlerinden geçtiğine de dikkat etmelerini öneriyoruz. Bir ürünün pamuklu olması elbette önemli ancak tek başına yeterli değil. Kullanılan boyar maddeler, kimyasal uygunluk kriterleri, aksesuar güvenliği ve üretim standartları da aynı derecede kritik. Çünkü bebeklerin günün büyük bölümünde temas ettiği kıyafetler, onların sağlığı ve konforu üzerinde doğrudan etkili oluyor. Bu nedenle güvenilir test süreçlerinden geçmiş ürünleri tercih etmek uzun vadede en doğru yaklaşım olacaktır.

