Bel ve boyun ağrıları günümüzde her yaş grubunda giderek daha sık görülüyor. Günlük yaşamın temposu içinde çoğu kişi bu ağrıları yorgunluk ya da geçici kas tutulması olarak değerlendirse de yapılan basit hatalar zamanla kronik ağrı tablolarına zemin hazırlıyor. Özellikle masa başı çalışma düzeni, yanlış duruş alışkanlıkları ve teknolojik cihazların yoğun kullanımı omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.
Fark Etmeden Yapılan 5 Hata
Bel ve boyun ağrıları artık genç ve aktif bireylerin de gündeminde. Günlük yaşamda fark edilmeden yapılan basit hatalar, omurga sağlığını her geçen gün biraz daha yıpratıyor. Masa başı çalışma düzeni ve teknoloji kullanımıyla birlikte yapılan yanlışlar zamanla ağrıları kronik hale getiriyor.
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hekimi Uzm. Dr. Kübra Koçak Aydemir, bel ve boyun ağrısını artıran en yaygın hataların uzun süre aynı pozisyonda oturmak, başı öne eğerek telefon kullanmak, yanlış yastık seçimi, ergonomik olmayan masa başı düzeni ve hareketsizlik olduğunu söylüyor. Bu alışkanlıklar sürdükçe omurga üzerine binen yük artıyor ve ağrılar kaçınılmaz hale geliyor.
1. Uzun süre aynı pozisyonda oturmak
Masa başında saatlerce hareketsiz kalmak, bel ve boyun kaslarında gerginliğe neden oluyor. Uzm. Dr. Aydemir’e göre uzun süre sabit pozisyonda kalındığında kaslar kısalıyor ve omurga doğal dengesini kaybediyor. Gün sonunda başlayan tutulmalar zamanla sürekli ağrıya dönüşebiliyor.
2. Telefonu baş öne eğerek kullanmak
Telefon ve tablet kullanımında başın öne doğru eğilmesi, boyun omurlarına normalin çok üzerinde yük bindiriyor. Bu durum boyunla sınırlı kalmıyor ve omurganın üst ve alt segmentlerini de etkiliyor. Uzm. Dr. Aydemir, bu alışkanlığın duruş bozukluklarının en sık nedenlerinden biri olduğunu vurguluyor.
3. Ergonomik olmayan masa başı düzeni
Ekranın göz hizasında olmaması, bel desteğinin kullanılmaması ve ayakların yere tam basmaması, bel ve boyun ağrılarının kalıcı hale gelmesine zemin hazırlıyor. Yanlış masa başı düzeni, fark edilmeden omurga üzerine sürekli yük bindiriyor.
4. Yanlış yastık ve uyku alışkanlıklar
Uyku sırasında boynun doğal eğrisini desteklemeyen yastıklar, sabah sertliği ve boyun tutulmasıyla kendini gösteriyor. Uzm. Dr. Kübra Koçak Aydemir’e göre yanlış yastık seçimi, gece boyunca omurganın zorlanmasına ve gün içinde ağrı şiddetinin artmasına neden oluyor.
5. Gün boyu hareketsiz kalmak
Hareketsizlik kasların zayıflamasına ve dolaşımın yavaşlamasına yol açıyor. Saatlerce hareket etmeden çalışmak, bel ve boyun ağrılarının daha erken ortaya çıkmasına neden oluyor. Kısa esneme araları bile bu riski azaltabiliyor.
Bel ve Boyun Ağrısını Önlemede 5 Kritik Adım
Bel ve boyun ağrılarından korunmada günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemelerin büyük fark yarattığını ifade eden Uzm. Dr. Aydemir, özellikle masa başı çalışan bireylerin bazı temel noktalara dikkat etmesi gerektiğini söylüyor.
Gerekli durumlarda bel desteklerinin kullanılması, omurga üzerindeki yükün azalmasına yardımcı oluyor.
Çalışılan ekranın göz hizasında konumlandırılması, başın öne eğilmesini önleyerek boyun omurlarını koruyor.
Ayakların yere tam basması ve ihtiyaç halinde ayak desteği kullanılması, bel bölgesinde oluşan baskıyı azaltıyor.
Klavyenin dirsekler yaklaşık 90 derece açıyla ayarlanması, omuz ve boyun kaslarında gerginliğin önüne geçiyor.
Saat başı birkaç dakikalık esneme ve germe hareketleri yapılması kasların gevşemesine ve dolaşımın artmasına katkı sağlıyor.
Riskli bireyler için kişiye özel ev egzersiz programlarının düzenlenmesinin uzun vadede oluşabilecek bel ve boyun problemlerini önlemede önemli rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Kübra Koçak Aydemir, bu programların düzenli uygulanmasının koruyucu etkisini artırdığını ifade ediyor.
Erken Müdahale Tedavi Sürecini Kısaltıyor
Bel ve boyun ağrılarında erken dönemde yapılan doğru müdahalenin tedavi sürecini doğrudan etkilediğini belirten Uzm. Dr. Aydemir, akut dönemde kontrol altına alınan ağrıların çok daha kısa sürede iyileştiğini söylüyor. Ağrının kronikleşmesi durumunda ise tedavi süresinin uzadığını ve günlük yaşam kalitesinin belirgin şekilde düştüğünü ifade ediyor.
“Kronik ağrıyı tedavi etmek akut ağrılara göre çok daha zordur. Amaç, duruş bozukluğu yerleşmeden, fonksiyonel kayıplar oluşmadan ve günlük yaşam aktiviteleri kısıtlanmadan hastayı erken dönemde tanımak ve uygun tedavi programı düzenlemektir” diyen Güneşli Erdem Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hekimi Uzm. Dr. Kübra Koçak Aydemir, erken değerlendirmenin tedavi başarısında belirleyici rol oynadığını vurguluyor.

