Günümüzde sıkça yaşadığımız güven sorunu bazen ilişkilerimize yansıyabiliyor. Aldatılma korkusuyla eşimiz veya sevgilimizle olan ilişkimize zarar verebiliyoruz.Bu tarz sorunlar yaşayanların çift olarak bir uzmana başvurarak ilişkilerini analiz etmelerini öneren DoktorTakvimi.com uzmanlarından Psk. Dr. Levent Soylu, kişinin önce ilişkisine güvenmesi gerektiğini hatırlatarak “İyi bir insanı terk etmek, çoğu zaman iyi bir ilişkiyi terk etmekten daha kolaydır” diyor.

Günümüzde ilişkilerde yaşanan sorunlar arasında aldatma önemli bir yer tutuyor. Öyle ki büyük kentlerde yapılan çalışmalarda Türkiye’de neredeyse her 10 erkekten 5’inin, her 10 kadından da 4’ünün en az 1 kez aldattığı gerçeği karşımıza çıkıyor. Belki de bu nedenle birçok kişi, ilişkisinde aldatılma korkusu yaşıyor ama bunu çoğunlukla paylaşmıyor. Aldatılma korkusuna paranoya ya da hastalık demek pek de uygun değil.  “Ancak ortada hiçbir neden yokken bu duruma saplanmak ya da geçmiş yaşantıdaki aldatılma travmaları nedeniyle şimdiki ilişkiyi sabote etmek hastalıklı bir durum olarak ifade edilebilir. Ya da hiçbir sebep yokken aldatılma korkusu yaşıyorsanız, bu sizden yansıyan aldatma potansiyeli ile ilgili olabilir” diyor.

Evliliğe kutsal bir kurum gibi bakıyorsanız risk altındasınız
Aldatılma korkusu yaşayanların ilişkilerindeki risk faktörlerini gözden geçirmesini öneren DoktorTakvimi.com uzmanlarından Psk. Dr. Levent Soylu, “Eşinizin annesi ya da babası rolünde iseniz, çocuğu gibi davranıyorsanız ve sevgili enerjiniz yoksa risk altındasınız. Zayıf bir evlilik ve aile repertuarınız varsa, yakınlaşma korkusu ya da ilgi gösterme sorununuz varsa risk altındasınız. Çok farklı aile ve evlilik modellerinden geliyor ve eşinize kendi modelinizi dayatıyorsanız risk altındasınız. Siz ya da eşiniz evliliğe sadece kutsal, monoton bir kurum gibi bakıyorsanız ve hareketi, heyecanı dışarıda arıyorsanız risk altındasınız. Çekirdek aile sınırlarıyla, büyük aile kültürü arasında uzlaşma sağlayamıyorsanız, risk altındasınız” diyor.

Birbirinizi bunaltmayın, “ben” olmayı unutmayın
Ortak ilgi alanları olmayan ve gelecekle ilgili farklı yönlere bakan çiftlerin de aldatılma riskiyle karşı karşıya olduklarını söyleyen DoktorTakvimi.com uzmanlarından Psk. Dr. Levent Soylu, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Farklı kişisel gelişim düzeylerindeyseniz ve birlikte gelişmeye dirençliyseniz, biz içinde ben olamıyor, birbirinizi bunaltıyorsanız risk altındasınız. Unutmayın merkezinde olan ve bağımlı davranmayan bir insan her zaman daha çekici algılanır. Sürekli eşinizin üzerine gitmek, onu kontrol etmeye çalışmak, her şeyi birlikte yapmaya çalışmak; üçüncü bir kişinin araya girmesiyle sonlanabilir.Ciddi cinsel sorunlarınız ya da uyumsuzluğunuz varsa bu durum da aldatılmaya neden olabilir.”

Terapiste başvurabilirsiniz
Psk. Dr. Levent Soylu, aldatılma korkusu yaşayan kişilerin bir evlilik terapistiyle yapılacak ciddi bir analizin ardından ondan alınacak önerilerin ideal bir çözüm olabileceğinin altını çiziyor. Soylu, böyle bir analizle yaşanılan durumun sizden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, evlilikteki mesafe sorun olup olmadığı, bağlanma biçimleri, geçmiş travmaların yansımaları, iletişim hataları, merkezde ve ilişki içinde birey kalabilme gibi konuların araştırıldığını söylüyor. Eşinize değil ilişkinize güvenmeniz gerektiğinin altını çizen Psk. Dr. Levent Soylu, “Eşiniz ya da siz, insan olarak harika olabilirsiniz ancak, evlilik modeliniz sorunluysa ve mutlu değilseniz, eşinize ya da kendinize güvenmeniz güçleşecektir. İyi bir insanı terk etmek, çoğu zaman iyi bir ilişkiyi terk etmekten daha kolaydır” diyor.

Yorum Gönder

twenty − one =