Saruhan Kimya ve Temizlik Ürünleri Pazarlama Müdürü Zeynep Mercan: “Tüketici trendlerini analiz ettiğimizde 10 yıl öncesine kadar daha etkili ve performans odaklı ürünlere eğilim söz konuyken; son yıllarda doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayan ürünlere eğilimin arttığını gözlemliyoruz. Pandeminin de etkisiyle bu eğilimin hızlanarak daha geniş kitlelere ulaştığını ve özellikle Z kuşağının bu konuda daha da duyarlı olacağını söyleyebilirim.” Zeynep Merrcan’la ekolojik ve vegan ürünlerden oluşan Life by Fakir serisi özelinde sohbet ettik.

Life by Fakir’den kısaca bahseder misiniz?
Fakir Hausgeräte’nin de bünyesinde bulunduğu Saruhan Holding’e bağlı olarak, 1997 yılında kurulan Saruhan Kimya’nın tamamen ekolojik ve vegan ürünlerden oluşan Life by Fakir serisi, iki yılı aşkın bir Ar-Ge çalışması sonucunda 2020 yılı Kasım ayında raflardaki yerini aldı.

Marka olarak sürdürülebilir bir doğal yaşama ve insan sağlığına önem veriyoruz. Doğal kaynakların giderek azalması ve küresel ısınma gibi önemli konularda farkındalığın artmasıyla çevreye saygılı, geri dönüştürülebilir ürünlere eğilimin arttığını gözlemlememiz sonucunda, insanların beklentilerini doğru okuyarak bu pazara yöneldik.

Doğa ve insan dostu ürünlerimizle performans odaklı tüketici beklentisini maksimum oranda karşılarken, dünyada bulunan her canlı için kendimizi sorumlu hissediyoruz.

Ürün gamınızda hangi ürünler bulunuyor? Normal temizlik ürünlerine göre ne gibi avantajlar sağlıyorsunuz?
Doğayı koruma konusundaki kararlılığını, aldığı Vegan ve Ecomark sertifikalarıyla da belgeleyen Life by Fakir ürün ailesinde; sıvı-toz çamaşır deterjanı, konsantre yumuşatıcı ve ekolojik bulaşık makinesi tableti bulunuyor. Ayrıca bebekler ve hassas cildi olanlar için özel olarak geliştirilmiş Baby serisi bitkisel bazlı çamaşır deterjanı, konsantre yumuşatıcı ve doğal granül sabunumuz da mevcut.

Ürünlerimiz bitkisel kaynaklı olduğu için performans açısından tüketicinin kafasında soru işareti oluşuyor. Biz Life by Fakir olarak Ar-Ge ekibimizle yaptığımız titiz çalışmalar sonucunda bu algıyı sona erdiriyoruz. Ürünlerimiz hem ekolojik ve vegan hem de üstün performans gösterip kusursuz temizlik sağlıyor.

Konsantre ürünlerimizin üretiminde, konsantre olmayan ürünlere göre ortalama yüzde 75 daha az su kullanılıyoruz. Bu da toplam üretime baktığınızda tonlarca su tasarrufu demek oluyor. Ürünlerimizi tercih edenler, çağımızın sorunu kuraklığın önlenmesine de dolaylı olarak katkı sağlıyorlar.

Ayrıca ürünlerimizde hayvansal içerikler bulunmamasının yanı sıra hiçbir ürünümüz hayvanlar üzerinde test edilmemektedir. Kullandığımız ambalajlar da doğada çözünür ve geri dönüştürülebilir özelliğe sahiptir.

Vegan ve ekolojik temizlik ürünleri tercih edilmesinin nedenleri nelerdir? Bu farkındalık ne zaman başladı?
Günümüzde insanların çevreye ve hayvan haklarına duydukları hassasiyet giderek artıyor. Bu hassasiyet tüketicilerin alışveriş reflekslerini de doğrudan etkiliyor. Özellikle kişisel bakım, hijyen kategorisinde bulunan ve günlük hayatta sık kullanılan ürünlerin satın alım kararını verirken doğaya ve canlılara dost ekolojik ve vegan sertifikalı olmasına dikkat ediyorlar.

Tüketici trendlerini analiz ettiğimizde 10 yıl öncesine kadar daha etkili ve performans odaklı ürünlere eğilim söz konuyken; son yıllarda doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayan ürünlere eğilimin arttığını gözlemliyoruz. Pandeminin de etkisiyle bu eğilimin hızlanarak daha geniş kitlelere ulaştığını ve özellikle Z kuşağının bu konuda daha da duyarlı olacağını söyleyebilirim.

Bu ürünlerin insan sağlığı açısından da avantajları var mıdır?
Ürünlerimiz bitkisel kaynaklı aktif madde içermekte ve içeriğinde GDO, SLS, klor, paraben, boya gibi kimyasallar bulunmuyor. Life by Fakir ürünlerinin bebekler, çocuklar ve hassas cilde sahip bireyler için tahrişe veya irritasyona neden olmadığı dermatolojik testlerle kanıtlanmıştır.

Doğal ürünlerin ya da ekolojik ürünlerin kullanılması sizce dünyada neyi değiştirecek, dünyayı nasıl değiştirecek?
Sanayileşmenin ardından dünya, tüm kaynaklarını hızla tüketmeye başladı. İnsanların kontrolsüz şekilde doğal kaynaklara yönelmesi, günümüze geldiğimizde bu alanda ciddi sıkıntılar doğuruyor. Bu konuda toplumların bilinçlendirilmesi ve tüketim alışkanlıklarında değişiklikler yapılması gerekiyor. Yoksa bu konunun ileride geri dönülmez sonuçları olacaktır.

Tabi insanların bilinçlenmesinin yanı sıra markaların da doğal yaşamın sürdürülebilirliğine karşı elinden geleni yapmaları gerekiyor. Örneğin; daha az plastik kullanımı, geri dönüştürülebilir ambalajlar, güçlü kimyasallar yerine bitkisel bazlı içerik gibi doğaya ve insana dost ekolojik ürünler ile daha yaşanır dünya elde etmek mümkün. Doğal kaynakları daha kontrollü ve verimli kullanmak da üzerinde durulması gereken önemli konuların başında geliyor. Şayet ki, herkes elini taşın altına koyup sorumluluklarını sahiplenirse, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak mümkün.

Yorum Gönder

nineteen − 6 =