Virüs dönemi ile birlikte çok fazla evde zaman geçiriyoruz. Dışarı da çıksak yine tedirgin bir şekilde hareket ediyoruz. Haliyle bu durum çocuklarımıza da yansıyor. Onların bu süreçte daha bilinçli olması ve içe kapanmaması için süreci oyun haline getirmenizi tavsiye eden Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz’ın uyarılarına kulak verin.

Kaygılarını arttırmayın
Pandemi süreciyle birlikte tüm çocukların tek yaşam alanı neredeyse ev olmuş durumda. Son bir yıldır arkadaşlarıyla temas etmeyen, oyun oynamayan yan yana gelmeyen çok fazla çocuk olduğunu görmekteyim. Çocuklar için özellikle bu dönemde dış dünyayla bağ kurmanın temel bir ihtiyaç haline geldiğini gözlemliyorum. Son zamanlarda izole yaşamın çocuklarda yarattığı kaygı düzeyinde artış, mutsuzluk hali, öfke hali ileriki dönemlerde sosyal zorlukları beraberinde getirebilir. Yeni düzene uyum zorlukları, anne ve babadan ayrışmada zorluk, ekrana bağlanma ve ekranı bırakamama, ekranın yarattığı haz duygusunu arkadaşlarla kurulan ilişkiden paylaşımdan alamama, her zaman yapmaktan hoşlandığı şeylerden keyif alamama, kendini değersiz görme, evden dışarı çıkmak istememe, dış dünyanın tekinsiz ve tedirgin edici gelmesi, etkinliklerden kaçınma gibi sosyal ilişkisel zorlukları beraberinde getirebilir.

Hazırlık süreci oluşturun
Çocuklar mümkün olduğunca maskeli ve sosyal mesafeli olarak arkadaşlarıyla görüşmeli, iletişim kurmalıdır. Anne veya baba fırsat buldukça, özellikle güzel havaları fırsat bilerek açık havada bu görüşmeleri sağlayabilirler. Dışarı çıkmadan önce çocukla konuşularak bir hazırlık süreci oluşturabilirler. Hala bu virüsten korunulması gerektiğini ve artık korunma yollarını da bildiklerini (maske, açık alan, dezenfektan, kolonya gibi anlatılabilir) ifade etmeliler. Belli tedbirler içerisinde sevdiklerimizle görüşmenin güvenli olabileceği aktarılmalıdır.

Sosyalleşmesine destek olun
Evden çıkarken abartılı uyarılarda bulunmadan sadece gereken tedbirlerin neler olduğunu hatırlatarak, çocuğun maskeli olarak sosyalleşmesine destek olunmalıdır. Aman sakın maskeni indirme,hasta olursun, oraya dokunma virüs bulaşır, yere oturma kirlenirsin gibi hem sözel hem de sözel olmayan (bakışlarınız,ses tonunuzdaki yükselme) uyarılarınızı azaltmanız çocuğunuzun sosyal çevresine uyumlanmasını kolaylaştıracaktır.

Tedbirleri oyunla anlatın
Alınması gereken tedbirleri, çocuğunuz 3 yaş ve üzeri grupta ise belki bunu bir oyun haline getirerek, dezenfektan perisi ara ara gelip seni fıs fıslayacak çünkü o seni çok seviyor gibi tamamen kendi ilişkinize komik uyarlamalarla süreci dengeleyebilirsiniz. Oyun haline getirmek çocuğunuzun sizinle inatlaşmasını azaltarak işbirliğine yatkınlığını arttıracaktır.

Dış dünya ile bağını destekleyin
Bazı çocuklar bu dönemde evden hiç çıkmak istememek gibi içe kapanmaya gitmiş olabilir. Bu noktada anne ya da baba evden ufak tefek bahanelerle çıkmaya çocuğu teşvik etmeli, kedilere kuşlara yemek bırakalım gibi mesela ve yeniden çocuğun dış dünyayla bağ kurması sağlanmalıdır. Aile rutini oluşturarak yürüyüş yapmak, ip atlamak, top oynamak gibi aktiviteleri havalarında güzelleşmesini fırsat bilerek ev dışı uygun ortamlarda deneyimleyebilirsiniz. Bazen bir market alışverişine gitmek bile sosyal çevrenin diğer insanların varlığını hissetiren basit ama faydalı bir eylem olabilir. Apartman bahçesine bir bitki ekerek hergün ona bakım vermek gelişimini izlemek için evden çıkabilirler.

Tüm teşviklere rağmen çocuğunuzdan olumsuz ve isteksiz geri dönüşler alıyorsanız bir uzman desteğini mutlaka düşünmek faydalı olacaktır.

Yorum Gönder

10 − 3 =