O artık bizden biri: Danilo Zanna
Danilo Zanna dediğimde aklınıza gelen ilk ne olur? Sempatik, sevecen, sıcakkanlı tam bizden biri dersiniz değil mi? Biz de aynen öyle deriz hatta fazlası var eksiği yok diye de ekleriz. Bizden daha fazla hakim durumlara, yemeklere, olaylara. Ülkesinde İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü okumuş, ardından da Gastronomi lisansı yapmış. Ülkemize misafir olarak gelmiş, aşık olmuş, kalmış. Dahası mı? Bu ay, Zanna ailesine misafir olduk ve bol kahkahalı bir kapak çekiminin ardından okuyacağınız bu söyleşiyi gerçekleştirdik. Ah keşke okurken Danilo’nun sesini duyabilseydiniz röportajdan alacağınız keyif iki katına çıkıyor olacaktı o zaman eminim. Oğlu Zeno ve eşi Tuğçe Hanım ile son derece mutlu bir hayat sunan nam-ı değer Elin Oğlu yani Danilo Zanna’ya ve eşine bu güzel sohbet için teşekkür ediyoruz.

İyi bir şef olmanın sırrı ne?
Sevmek. Atasözü gibi duruyor ama gerçekten doğru bu. Sevmek bu işin sırrı.

Bir şefe sorulması gereken soruyu sormasam olmaz. En zor hangi mutfak?
Uzak doğu mutfağı. Japonya gibi ülkelerin pişirme teknikleri çok farklı. Zor bir ritüel var.

Peki bizim Türk yemeklerinden neleri seversiniz en çok?
Gaziantep’in Beyran çorbasını çok severim. İlk içtiğimde hastaydım. Resmen ilaç gibi geldi diyebilirim. Bayılıyorum bu çorbaya. Erzurum’un Cağ Kebabı’nı, Ege mutfağının mezelerini, Enginar dolmasını mesela çok severim. Karadeniz’e çok hayran değilim fakat o mutfağı da severim; kara lahanasını da balığını da.

Yemeklerimizi yerinde tatmanıza vesile olan yerlerde ya da stüdyo çekimlerinizde yayın kazalarınız oldu mu?
Olmaz mı hiç. Milyon tane oldu… Bir gün Zahide’nin mutfağında kebap yapıyorum. Buzdolabına kendim eti koydum. Canlı yayındayız, Cahide’ciğim sana şimdi mükemmel bir kebap yapacağım diyerek dolabı açıyorum ve et yok. Bir daha açıp bakıyorum yok. Hemen bir formül bulmalıydım, çünkü canlı yayındaydık. Ben de hemen bunu daha önce hiç yemedin sana sebzelerden kebap yapacağım dediğim an Cahide o an durumu anladı ve yayını kazasız tamamladık.

Misafirperverliğimizle ünlü bir ülkeyiz. Genel kanı hep bu yönde. Öyle miyiz sizce de?
Ben bir yabancı olarak tüm Türk halkına teşekkür ediyorum. Çünkü ben bu misafirperverliği hiçbir yerde görmedim. Çok sıcakkanlı insanlarsınız. Bana Türkler İtalyan’lara benziyorlar mı diye sorduklarında “Benzemiyorlar, tıpatıp aynılar.” diyorum. Biz birebir aynıyız. Yemeklerimiz bile aynı. Sadece yeme şeklimiz farklı. Bizlerde yemek sıralaması vardır. Başlangıç gelir, makarna gelir, ana yemek gelir yanında garnitür ile ardında da tatlı, kuru yemiş, meyve ve kahve ile biter yemek. Yan yana yemeyiz, sırayla gelir her şey.

*Röportaj Anne Bebek Dergisi Şubat 2017 sayısı için yapılmıştır. Tamamını oradan okuyabilirsiniz.

Fotoğraf: Şahver Koçulu

Yorum Gönder

three + fifteen =