Covid-19 pandemisi nedeniyle vaka sayıları geçtiğimiz aya göre yüzde 50 oranında arttı. Durgun geçen yaz mevsiminin ardından içinde bulunduğumuz bu ikinci dalgada yükselen yayılım, virüsten korunmanın başlıca gerekliliklerinden olan maskeleri daha da önemli hale getirdi. Piyasada dolaşıma sokulan ama koruyuculuğu az olan maskeler konusunda uyaran Honnes Genel Müdür Yardımcısı R.Kaan Öztaşkın, filtresi olmayan ve EN 14683 cerrahi maske standartlarını taşımayan ürünlerin estetik ve fiyat kaygısıyla çok sayıda birey tarafından kullanıldığını ve bu tip maskelerin halk sağlığını tehdit ettiğini söyledi.

Ülkemizde mart ayı başında kendisini gösteren Covid-19 pandemisi, ikinci dalganın yarattığı vaka artışlarıyla sürüyor. Bulaş riskine karşı hijyen, sosyal mesafe ve maske ile korunma halen birinci önceliğimizken, özellikle kalabalık ortamlarda ağız ve burnu kapatarak korunma sağlayan maske ihtiyacı, medikal dışı firmaları da maske üretimine yöneltiyor. Piyasada medikal standartların dışındaki maskelerin dolaşımına neden olan bu eğilim, beraberinde halk sağlığını tehdit eden bir diğer riski ortaya çıkarıyor.

Medikal deneyimi olan firmalar öne çıkıyor
1987 yılında kurulan Çapa Medikal şirketi çatısı altında sağlık sektöründe lojistik, satış-pazarlama alanlarında faaliyet gösteren ve zamanla Türkiye’nin en büyük medikal dağıtıcısı konumuna gelerek B-good markasını hayata geçiren Honnes’in Genel Müdür Yardımcısı R.Kaan Öztaşkın, koruyucu özelliği olmayan, filtresi bulunmayan maskelerin, kullanıcılar için en az maske takmamak kadar büyük risk oluşturduğu uyarısında bulunuyor.

“Estetik kaygılar teknik standartların önüne geçmemeli”
Sadece kar odaklı hareket eden markalarda, meltblown filtre kullanımının az olduğunu açıklayan R.Kaan Öztaşkın, tüketicilerin maske alırken özellikle şu hususlara dikkat etmesi gerektiğinin altını çiziyor: “Maske seçiminde ve kullanımında yapılan en büyük hatalardan biri estetik ve fiyat kaygılarının maskenin teknik özelliklerinin önüne geçmesi. Kumaştan üretilen ve birden fazla kullanıma uygun olan maskelerin kullanılması kesinlikle doğru değil. Dolayısıyla cerrahi olmayan ve EN 14683 cerrahi maske standartlarını yerine getirmeyen hiçbir maskeye güvenilmemeli. Tek kullanımlık meltblown filtreli maskeler, şu an piyasada kolaylıkla bulabileceğiniz, sağlık otoritelerince önerilen ve koruyucu özelliği labaratuvar ortamında test edilmiş en güvenilir maskelerdir. Orta katmanında kullanılan metlblown filtre sayesinde damlacıklar yoluyla bulaşan bakterilerin solunmasını engelleniyor. Maske satın alınırken ürünün üretimini yapan firmadan, kullanılan filtre ve kumaşa kadar tüm detaylar dikkatle incelenmeli. Aksi taktirde yayılım hızının önüne geçmek son derece zor.”

Hangi maske nerede kullanılmalı?
Her bireyin kendisinin hasta olduğu bilinci ile maske takarak virüsün yayılımını engellemesi gerektiğini belirten Öztaşkın, maskelerin kullanım alanına göre cerrahi maske ve solunum sistemi koruyucu maskesi olmak üzere ikiye ayrıldığını söylüyor. Rami Kaan Öztaşkın “Sağlık çalışanlarının Covid-19 taşıdığından şüphelenilen ya da tanısı konmuş hastaların bulunduğu alanlara girerken cerrahi maske; soluk borusundan entübasyon, nonivazif ventilatör (solunum cihazı) takılması ve kalp masajı gibi müdahaleler sırasında ise solunum sistemi koruyucu maske takılması öneriliyor” açıklamasında bulunuyor.

Yorum Gönder

one × two =