Cumartesi günü Santralistanbul’un önünden geçerken gökyüzünde kırmızı kurdeleli uçurtmaları görünce Pazar günü festival alanını keşfe çıktım… Bu yıl Santralistanbul ve showhow işbirliğiyle düzenlenen ücretsiz kent festivali sun.day.sky’ın ikincisiymiş. İlkine gidemediğimden bir karşılaştırma yapamayacağım ama alanı çok güzel hazırlamışlardı.

Hafta sonu neler mi yapabilirdiniz? Yemyeşil çimenlerin üzerinde, masmavi gökyüzünün keyfini çıkarabilir, uçurtmanızı uçurabilir, genç tasarımcıların koleksiyonlarına ulaşabilir, WUFI ve 123’ün performansını dinleyebilir, Plak Pazarı’nda plakları karıştırabilir, açkhavada sinema keyfini çıkarabilir, motorsikletle test sürüşü yapabilir, enerji müzesini gezebilir, puflarda eğlenceli ve dinlenceli bir gün geçirebilirdiniz…

Tabi ben bunlardan hepsini yapamadım ama içinde en keyif aldığım şeyi yani uçurtmamı uçurdum. Aslında tam da uçuramadım daha doğrusu uçuramadık Özlemle, hayır hayır becerememek değil bizimkisi, rüzgar yoktu sadece o yüzden uçururken sorun yaşadık.

Biraz pes ettik, pufların üstüne oturup, uçurtmasını uçurmaya çalışıpta, başarabilenleri, gözlemledik. Sonra arkadaşlarımız geldiğinde, uçurtmamızı yeniden uçurmaya çalıştık. Önce başaramadık, biraz havalandı, başka uçurtmalara takıldı, çok fazla rüzgar olmadığından azıcık uçtu, düştü ama sonunda uçurabildik ve ben de mutlu sona ulaştım…

Uçurtmaya düşkünlüğümün ve bu kadar çok uçurtmak isteyişimin sebebi, çocukken babamla en büyük zevk aldığım şeylerden biri olmasından kaynaklanıyor. Şeffaf, sarı çiçekleri olan bir uçurtmam vardı, evimizin arka tarafı boş olduğundan babamla kaçar uçururduk… Dün geriye döndüm, koştum, zıpladım, uçurdum, uçtum, kuyruğumun ucuna hayallerimi de bağladım, uçurdum onları da zaman içinde bana geri dönsünler diye…

Yorum Gönder

nine − 2 =