Pandemiyle birlikte artan teknoloji kullanımı, teknoloji bağımlılığını da gündeme getirdi. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Vahide Ulusoy Gökçek, giderek artan teknoloji bağımlılığına dikkat çekti. Teknoloji kullanımının sosyal hayatı tehdit etmeye başladığında önlem alınması gerektiğini belirten Gökçek, bu bağımlılığın önüne geçmek için mobil bildirimlerin kapatılması, acil olmadıkça WhatsApp mesajlarına anında yanıt verilmemesi gibi birtakım önlemlerin alınabileceğini söylüyor.

Teknolojik gelişmeler ve internet kullanımının artmasıyla birlikte ‘teknoloji bağımlılığı’ konusu da daha fazla gündeme gelmeye başladı. Özellikle pandemiyle birlikte iş ve okulun online’a taşınması teknolojik cihaz ve internet kullanımını da arttırdı. Şu anda Türkiye nüfusunun yüzde 74’ü internet kullanıcısı ve internet kullanıcıları günde ortalama 7.5 saatini internette geçiriyor. Yeşilay’a göre ise pandemide internet kullanımı günde 10 saatin üzerine çıktı. İnternette en çok vakit geçirilen alanlardan biri de sosyal medya. Türkiye’de 54 milyon sosyal medya kullanıcısı bulunuyor. Peki, ne zaman bağımlı sayılıyorsunuz? Teknoloji bağımlılığı nasıl anlaşılır? İstinye Üniversitesi (İSÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Vahide Ulusoy Gökçek, teknoloji kullanımının sosyal hayatı tehdit etmeye başladığında önlem alınması gerektiğini belirtiyor. Gökçek, teknoloji bağımlılığının önüne geçmek için mobil bildirimlerin kapatılması, acil olmadıkça WhatsApp mesajlarına anında yanıt verilmemesi gerektiğini söylüyor.

‘Beş dakika daha’ deyip saatler harcayanlar dikkat
İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Gökçek, “Teknoloji bağımlılığı, kontrolsüzce aşırı kullanılma isteğinin önüne geçilemeyen, teknolojik aygıtlar dışında kalan hayatın anlamını yitirdiği, kullanma bırakıldığında bireyde sıkıntı verici duygu durumuna sebep olan, aile ve sosyal hayatı bozan bir davranışsal bağımlılık türüdür” diyor. Bağımlı olup olmadığınızı nasıl anlayabileceğiniz konusunda ise şu noktalara dikkat çekiyor:
Yalnızca birkaç dakika diyerek saatler harcamak.
Çevrenizdekilere ekran karşısında geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söylemek.
Uzun süre bilgisayar kullanmaktan dolayı fiziksel sorunlardan şikâyet etmek.
Anonim bir kişiliğe bürünmek, insanlarla internet üzerinden konuşmayı yüz yüze konuşmaya tercih etmek.
İnternete girmek için yemek öğünlerinden, derslerden ya da randevulardan ödün vermek.
Bilgisayarınızın başında çok fazla zaman geçirdiğiniz için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu iki duygular arasında gidip gelmek.
Bilgisayarınızdan uzak kaldığınız zaman gergin ve boşluktaymış gibi hissetmek.
Gece geç saatlere kadar bilgisayar başında kalmak.

Fizyolojik ve psikolojik etkileri de var
Teknoloji bağımlılığının birtakım fiziksel etkileri de olabiliyor. Gözlerde yanma, boyun kaslarında ağrı ve sertleşme, beden duruşunda bozukluk, elde uyuşukluk, halsizlik, uyku bozuklukları, yemek yememe, obezite ve dikkat problemleri başlıca fiziksel etkileri arasında. Gökçek, psikolojik etkilerini ise şöyle sıralıyor:
“Teknoloji bağımlılığının fiziksel olduğu kadar psikolojik etkileri de bulunuyor. Kaygı, saldırganlık, öfke, huzursuzluk, içe kapanma ve depresyon gibi duygusal anlamda da etkileri olabiliyor. Sosyal alanda da birtakım problemler çıkabiliyor. İnternet arkadaşlıkları dışında izolasyon, akademik başarıda düşüş, kişisel, aile ve okul sorunları, zamanı idare etmede başarısızlık ve aktivitelerde azalma gibi sorunlar da baş gösterebiliyor. Sosyal hayatı etkileyen internet, sosyal medya, dijital oyun ve akıllı telefon bağımlılıklarının sosyal bağlılığı yüzde 25 oranında düşürdüğü biliniyor.”

Mobil bildirimleri kapatın
“Bağımlılığı arttıran faktörler arasında bir ‘durma’ noktasının olmaması büyük etken” diyen Gökçek, şöyle devam ediyor: “Örneğin, bir kitap okuduğunuzda o kitabın bir sonu vardır. Ancak sosyal medyada gezmenin bir sonu yok. Bir paylaşımı incelemenizin hemen ardından başka bir paylaşımı görebiliyorsunuz. Benzer şekilde YouTube gibi video platformlarında bir video bittiğinde ardından hemen otomatik olarak başka bir video başlıyor. Bu tür uygulamalar bağımlılığın gelişmesinde önemli bir faktör. Bağımlılığa neden olan bir başka faktör ise ‘gelişmeleri kaçırma korkusu’ diye adlandırdığımız bireylerin başkalarının zaten yaptığı, bildiği ya da sahip olduğu bir şeyi habersiz kalıp kaçırma endişesine kapılması.” Gökçek’in bağımlılığın önüne geçebilmek için yapılması gerekenlerle ilgili önerileri ise şöyle:
Telefonun ayarlar bölümünden her tür mobil bildirimi kapatın.
Ailece ya da arkadaşlarla planlanan ortak etkinlik süreleri belirleyin.
Sosyal medya ve mesaj uygulamalarının telefonun ana ekranından alınarak telefon menüsünde arka sayfalara mümkünse iç klasörlere taşıyın. Böylelikle aksiyon aşaması zorlaştırılarak uygulamaya giriş süresi uzatılmış olur.
Mobil uygulama (app) üzerinden girmek yerine internet tarayıcı üzerinden girin ve her kullanım sonrasında hesaptan çıkış (logout) yapın.
WhatsApp mesajlarına çok acil olmadıkça anında yanıt vermeyin.

Yorum Gönder

three × 1 =