Bu sıralar bir doğum, düğün, nişan yani kısacası özel gün telaşesinde misiniz? Bırakın kenara siz o anın kusursuzca tadını çıkarın. Nasıl mı? In Love Events & Gifts Kurucusu Ceren Gülpınar Arslan size her konuda yardımcı olacak. Kimdir, neyi nasıl yapar derseniz de buyrun röportajımıza…

Hizmet sektöründe, satış ve pazarlama, operasyon  alanında uzmanlaş, çok önemli yerlerde çalış, bir anda bırak ve bu işlere başla. Ne oldu o arada?
Anne oldum ve bu sebepten dolayı satış ve pazarlama direktörlüğü görevimden daha genç, daha dinamik, çocuk doğuramayacak birisi ile çalışmak istediklerini belirttikleri bir sebep ile kovuldum. Aslında mecburiyetten kaynaklı aşk dolu bir hikaye benimkisi. Ve sonra dedim ki bunca yıllık kurumsal kariyerimde asıl kovulmaya ihtiyacım varmış. Minnettarım…

İşini aşkla yapıyorsun, bu isminden de belli. Markanın isim hikayesini anlatır mısın?
Yaklaşık 2 sene önce kızım Elif Beren’i kucağıma aldım ve sonrasında iş hayatında birçok kadının yaşayabileceği bir mucizeyi yaşadım ve anne olduktan sonra iş hayatıma ara vermek zorunda bırakıldım. O an olmasa bile sonrasında bu aranın aslında mucizenin başlangıcı olduğunu fark ettim. Hayalim hep bilgi ve birikimimi kurumsal firmaların kimlik rehberi sınırlarında değil kendi zevkim, detaycılığım ve özgürlüğüm ile aşk içinde kendi işime yansıtmaktı ve öyle oldu. Çünkü bu işi yapabilmek için sınırlarınız olmaması gerektiğine inananlardanım. Kişiye ve talebe özel kalabilmek, sınırsız düşünebilmek… Markamın ismi ve logonun her detayı kızımı kucağıma aldığım anda içine düştüğüm aşk ile başladı aslında. Önce markamın ismi “In Love Events & Gifts” doğdu. Öyle hissetim… Logoyu oluştururken ise, yeni bir bebeğin doğumunu düşündüm. Her şeyin daha yeni başladığını, kızımın kalp atışını ise logomun içerisine onun kalp ritmi ile “in love” yazarak taçlandırdım. Her adımımı pes etmeden, aksine onu düşünüp güç bularak çalışabilmek için kurguladım. Aslında 2 bebek birlikte büyüyor, bu benim için inanılmaz etkileyici ve güç verici.

İn Love Events and Gifts olarak neler yapıyorsunuz?
Bizim iletişimimiz sizinle tanışma anı ile başlıyor ve sonsuza kadar devam etmesini hedefliyoruz. Her talebe cevap verirken bu özen ile yanınızda oluyoruz. In Love Events & Gifts bünyesinde bireysel ve kurumsal olmak üzere iki farklı hizmet kanalımız bulunuyor. Bireysel müşterilerimizin hayatına bir yerden giriyoruz ve In Love Events bunu kusursuz halleder dediği her aşamada yanlarında oluyoruz. Ev davetleri, Evlilik teklifi, Söz – Nişan daveti, Düğün daveti, Baby Shower, Doğum Odası Süsleme, 1 Yaş ve Yetişkin Doğum Günü Partileri, Kişiye ve konsepte özel tasarım hediyelikler yapıyoruz. Bu bir süreç ve bu sürece başladığımız herkes ile devamındaki en özel günlerinde de onlara bizler şahitlik ediyoruz. Özellikle bebek doğum odası süsleme kısmını içine düştüğümüz aşk ile ticari kaygılardan bağımsız ve annelik içgüdülerim ile hazırlıyoruz. Çünkü her birinin bize yansıyan sınırsız bereketine inanıyoruz. Tüm ekibimiz ise bu konuda ki hassasiyetimi gönülden hisseden ve bu şekilde yanımda durabilen arkadaşlarımdan oluşuyor. Hep söylediğimiz gibi “Kutlanacak günleriniz çok olsun ve biz hep bir arada olalım” diyoruz.

Seninle ne zaman iletişime geçmeliler?
Bu her davet için değişir. Çünkü her davetin süreç yönetimi farklı. Diyebileceğim tek şey şu, davetlerini veya en özel günlerini birine teslim etmeyi düşündükleri ilk anda bize ulaşsınlar istiyoruz.

Ön görüşmeleriniz nasıl oluyor?
Özellikle anne adaylarımızı yormadan,biz onlar için en uygun olabilecek konumda bir görüşme ayarlıyoruz. İnsanların en özel günlerinin emanetini teslim almadan mümkünse yüzyüze görüşebilmeyi arzu ediyoruz. Ön görüşmede ilk hedefimiz beklentiyi anlamak ve doğru çizgiyi yakalamak oluyor. Genelde anneler tüm detayları bana bırakıyor ama bu aslında en zor olanı. Çünkü o noktada yükümüz ve sorumluluğumuz çok daha artıyor. Ve her an yaptığımızın en iyisini yapmak istiyor ve her davette bir öncekinin üzerine bir şeyler koyarak devam etmek hedefinde oluyoruz.

İş teslimi nasıl oluyor?
Özet ile söyleyecek olursak, teslimat sürecine gelene kadar beklentiyi anlamış, tüm hazırlıkları tamamlamış ve sanatını icra edecek bir sanatçı kadar büyük bir heyecan yaşayarak teslim sürecine geçiyoruz. Her davette, her aile ile daha da büyük bir heyecana dönüşüyor. Ortaya çıkan işi mümkünse tüm davetliler ve davet sahibinin beğenisini kazanmak üzerine kurguluyoruz. Davetin büyüsünü bozmadan, hedeften şaşmadan, olabilecek en iyi sonuç ortaya çıkıyor zaten.

İnsanların en özel anlarının hayalini tasarlamalarında yardımcı oluyorsun. Bu konuda ne gibi tüyolar verirsin okurlarımıza?
Kendilerini en iyi hissettirecek kendileri için anlam içeren ve o güne anlam kazandıran bir konsept belirlemelerini öneriyorum hep. Çünkü artık her şeye çok kolay ulaşabiliyoruz ama bu her şeyin çok güzel olacağı ya da çok şık duracağı anlamına gelmiyor. Doğru parçaları bir araya getirmek ve her aşamada resmin bütününü düşünmelerini istiyoruz ve öneriyoruz. Biz tüm süreci kendileri ile yönetirken hep buna dikkat ediyoruz. Çoğu zaman istedikleri bir pasta bir yaz daveti ve dış mekan için uygun olmayabiliyor, taşıması, sevkiyatı vs bir risk hissettiğimizde bunu kendileri paylaşıyoruz. Kimi zaman bir anne hastane doğum odası için balon istiyor ama özellikle ben annelik içgüdülerim ile bunu yapamıyorum. Annenin belki de hiç aklına gelmeyen, hijyen, balon patlama sesi, helyum gazının riski vs gibi konularda uyarıp vazgeçiriyoruz. Son olarak söyleyeceğim şu ki ben ve ekibim her bir davete kendi davetimiz gibi hazırlanıyor ve her bir misafirinizi kendi misafirimiz gibi ağırlıyoruz. Aslında en büyük tüyo bize güvendiğiniz an itibari ile teslim olmanız oluyor, o zaman işler çok daha yolunda gidiyor.

Yorum Gönder

13 + 17 =