“Annelik endişe yazılımı.”

Dergiyi toparladığımız son iki günün öncesi için sözleşiyoruz Nefise ile. Haftanın başından yağan yağmurlar bize eyvah dedirtse de çekim yapacağımız gün, beş günlük hava tahmin raporunda güneşin gözüktüğü tek gün oluyor. Sabah hem fotoğrafçımız Şahver’le hem elbiselerimizi diken Seda’yla hem de Nefise ile mesajlaşıyoruz, ortak cümlemiz: “Yaşasın yağmur yok.” oluyor. Elbette ki bir b planımız vardı ama dış mekanda, güneşli bir günde Anneler Günü’ne yakışır bir çekim çok daha içimize sinecekti ki öyle de oldu… Planlı, programlı, özenli, samimi ve bir şey yemeden sizi evden uğurlamayacak biri olan Nefise ile arkadaşlığımız evliliğinden de öncesine dayanıyor. O zamanlarda “İlk röportajın bende sözümü aldım.” cümlemi hatırlarken bugün Maya bir yaşını geçmiş hatta ağustosta ikinci yaşına giriyor olacak. Vakit dediğin kum saati gibi akıyor. Hızlı geçen zamanda hayatında Maya ile birlikte nelerin, nasıl yol aldığını bahçesinde çayımızı yudumlarken, o çilekli pastayı yerken konuştuk. Bu vesileyle de bir kez daha tüm annelerimizin bu özel gününü kutluyor, bu hoş sohbet için kendisine, keyifli pozları için de Maya’ya teşekkür ediyoruz.

Eve yeni bir birey geliyor ve bebekli yaşamı bilmiyorsun. “Hamilesin” kelimesi içinde neleri barındırdı?
Korku, tedirginlik, merak… Hepsini yükledim. Endişe yazılımı diyebiliriz buna ama genel olarak baktığımda rahat bir hamilelik dönemi geçirdim.

İstediğin bir anda mı öğrendin?
Evet, çok hazırdık. Eşimle isteyerek anne, baba olmayı tercih ettik, çünkü mutlu bir ilişkimiz vardı. Mutlu bir evlikle de bir çocuk sahibi olmanın daha sağlıklı olacağını bilen bir çift olarak bebeğimizin olmasına karar verdik.

Normal doğurduğunu gururla söyleyen annelerimizdensin…
Evet. Epidural tutmadı bende ki zaten doktorumda taraftarı değildi. Yine çocuk doğuracak olsam yine normal doğum derim kesinlikle, çünkü o kadar çabuk toparlandım ki.

Nefise nasıl biri?
Tam bir boğa burcuyum. Çok dakik ve planlı biriyimdir.

Bu seni yormuyor mu?
Ben plansız yaşadığım zaman daha zararlı, öyle geliyor bana. Belirsizlik beni daha çok rahatsız ediyor.

Hamilelik birazda belirsizlik demek, bu planlı hayatını nasıl yönlendirdi?
Bu dönemde ben bir aplikasyon indirdim ve bu hamilelik çizelgesi üzerinden bebeğimin günlük gelişimini takip ettim. Gebeliğimin beşinci ayında erken doğum riski ile karşılaştım ve evden çıkma yasağı gelmişti. O dönem televizyonda kültür sanat programım vardı. Durum böyle olunca da çekimlerimizi evimin bahçesinden yapmıştım. 39. haftama kadar çalışıp, vaktinde doğum yapan annelerdenim.

Kaç kilo aldın. Beslenmende nelere dikkat ettin?
On kilo aldım. Her gün düzenli şekilde yemem gerekenleri yedim. Bi beslenme çizelgem vardı ve ona uyuyordum. En sağlıklı beslendiğim dönem diyebilirim. Sonrasında emzirme dönemimde de dikkat ettim yine.

Erken doğum riskinde olmuş…
Evet, doktorum sen bir mucizesin diyor hep. Otuz sekizinci haftamda doktorum erken doğum olabilir diye uyarmıştı beni ama çok şükür her şey yolunda gitti ve ayaklandım. Ta ki iki yüz sekseninci güne kadar.

Ne oldu o iki yüz sekseninci günde?
279. günün gecesi saat sekiz buçukta sancılandım. Eşime doğuracağım artık gidelim doktora derken beni ertelemeye çalışıyordu, çünkü doktorum sancı geldiğinde biraz evde oylamasını söylemiş. Ben bir yandan doktora gidelim diyorum bir yanda da kontrolcü yapım devreye giriyor ve oda için çantaya atılacakları eşime söylüyorum. On buçukta hastaneye gittik ve dediğim çizelgede de olduğu gibi tam gününde kızımı kucağıma aldım. “Ben tam iki yüz seksen günlük hamileyim ve doğuruyorum” diyerek doktorumun karşısındaydım. Yarım saat sonra sancılarım çok arttı. Bir saatten sonra çok fazla ağrı hissettim ve saatler iki kırk beşi gösterdiğinde de miniğim ile tanıştım.

*Röportaj Anne Bebek Dergisi Mayıs 2017 sayısı için yapılmıştır. Tamamını oradan okuyabilirsiniz.

Fotoğraf: Şahver Koçulu

Elbise: Ella Tasarım by Seda Çıtak

Yorum Gönder

nineteen − eight =